Türkiye, coğrafi konumu ve ekonomik dinamikleri sebebiyle tarih boyunca yoğun bir göç rotası üzerinde yer almış, son yıllarda ise hem hedef hem de transit ülke konumuna gelmiştir. Bu durum, yabancılar hukuku, göç politikaları ve sınır dışı etme (deport) prosedürlerinin yasal zemininde ciddi bir hareketlilik yaratmıştır. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) kapsamında, Türkiye'de yasal kalış hakkı bulunmayan, vize ihlali yapan, ikamet izni iptal edilen veya kamu düzeni açısından risk oluşturan yabancı uyruklu kişiler hakkında idari gözetim kararı alınarak bu kişiler Geri Gönderme Merkezlerine (GGM) sevk edilmektedir.
Bu kapsamlı rehber, Türkiye genelindeki geri gönderme merkezlerinin işleyişini, deport kararı iptali davası, idari gözetim kararına itiraz ve tahdit kodu iptali gibi hayati hukuki süreçleri detaylandırmak amacıyla hazırlanmıştır. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancılar için hukuki sürecin doğru, eksiksiz ve hatasız yürütülmesi telafisi imkansız zararların (sınır dışı edilme) önlenmesi için zorunludur.
Geri Gönderme Merkezleri, İl Göç İdaresi Müdürlükleri bünyesinde faaliyet gösteren ve haklarında sınır dışı (deport) kararı alınan yabancıların, ülkelerine veya üçüncü bir ülkeye gönderilinceye kadar barındırıldıkları resmi kurumlardır. Bir yabancının GGM'ye sevk edilmesi için öncelikle valilik onayı ile hakkında idari gözetim kararı verilmesi gerekmektedir.
İdari gözetim altına alınan yabancılar hukuku özneleri genellikle şu durumlardan biriyle karşı karşıyadır:
Vize süresini veya vize muafiyetini aşanlar (Vize ihlali).
İkamet izni (oturma izni) veya çalışma izni başvurusu reddedilen ya da iptal edilenler.
Türkiye'ye yasa dışı yollarla giren veya çıkmaya teşebbüs edenler.
Sahte belge veya asılsız beyan kullananlar.
Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar (Hakkında adli işlem yapılanlar).
İdari gözetim süresi YUKK uyarınca en fazla 6 aydır. Ancak yabancının menşe ülkesiyle ilgili işbirliği yapmaması veya bilgilerin temin edilememesi durumunda bu süre 6 ay daha uzatılarak toplam 1 yıla çıkabilmektedir.
Geri gönderme merkezlerindeki idari süreçler, klasik dava süreçlerinden çok daha hızlı işler. Sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesinde dava açma süresi kararın tebliğinden itibaren yalnızca 7 gündür. Bu hak düşürücü sürenin kaçırılması, yabancının doğrudan sınır dışı edilmesine yol açar.
Bu süreçte hazırlanan Sulh Ceza Hakimliği itiraz dilekçeleri ve İdare Mahkemesi iptal davası evraklarında en ufak bir bilgi eksikliği veya hukuki noksanlık felaketle sonuçlanabilir. Bu nedenle, hazırlanan hukuki evrakların ve dilekçelerin sunulmadan önce belki on defa titizlikle kontrol edilmesi, yabancının Türkiye'deki aile birliğinin, ikamet durumunun ve adli sicil kaydının eksiksiz yansıtılması profesyonel bir zorunluluktur. GGM dosyalarında "küçük bir hata" demek, bir ailenin parçalanması ve kişinin ülkesine geri gönderilmesi demektir.
Türkiye'nin farklı coğrafi bölgelerinde, sınır kapılarına ve göç yollarına entegre edilmiş çok sayıda geri gönderme merkezi bulunmaktadır. Deport avukatı veya yabancılar hukuku avukatı arayışında olan kişilerin, yakınlarının hangi ildeki merkezde tutulduğunu bilmeleri, idari başvuruların (Sulh Ceza itirazları) o yerin yargı mercilerine yapılması açısından kritiktir.
Türkiye'nin en yüksek kapasiteli ve en yoğun GGM'leri İstanbul'da bulunmaktadır. Özellikle havalimanlarından "Kabul Edilemez Yolcu (INAD)" statüsünde çevrilenler veya İstanbul içindeki asayiş uygulamalarında yakalanan kaçak göçmenler buraya sevk edilir. Arnavutköy, Tuzla, Pendik, Binkılıç ve Çatalca (İnceğiz) merkezlerinde avukat görüşmeleri yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilir. İstanbul idare mahkemeleri ve sulh ceza hakimlikleri, deport itirazlarının en yoğun yapıldığı yargı mercileridir.
Doğu sınırımızın en kritik noktası olan Van, özellikle İran, Afganistan ve Pakistan üzerinden Türkiye'ye yasa dışı yollarla giren yabancıların ilk tespit edildikleri yerdir. Van Geri Gönderme Merkezi, sınır güvenliği konsepti içinde devasa bir kapasiteye sahiptir. Van'daki idari gözetim kararlarına karşı Van Sulh Ceza Hakimliklerine yapılacak hızlı itirazlar ve uluslararası koruma başvuruları, doğu sınırındaki göçmen krizinin hukuki zeminini oluşturur.
Turizmin başkenti Antalya, genellikle yasa dışı sınır geçişlerinden ziyade; vize ihlali, ikamet izni süresinin aşılması veya turistik ikamet izni reddi (ikamet izni iptali) sebebiyle yakalanan Rus, Ukraynalı, Alman ve Ortadoğulu yabancıların işlem gördüğü merkezdir. Antalya Geri Gönderme Merkezi süreçlerinde, gayrimenkul yatırımı olan yabancıların tahdit kodlarının kaldırılması davaları ön plana çıkmaktadır.
Başkent Ankara'da bulunan Akyurt Geri Gönderme Merkezi, İç Anadolu'nun toplanma merkezidir. Göç İdaresi Başkanlığı'nın da Ankara'da bulunması sebebiyle, uluslararası koruma statüsü değerlendirmeleri, mülteci hakları ve sığınmacı statüsünün reddine dair iptal davaları açısından Akyurt GGM büyük bir önem taşır.
Ege Denizi üzerinden Avrupa'ya geçiş rotasının en önemli ayağı olan İzmir, Harmandalı Geri Gönderme Merkezi'ne ev sahipliği yapar. Yakalanan kaçak göçmenlerin, deniz yoluyla çıkış yapmaya çalışan yabancıların barındırıldığı merkezdir. İzmir'de giriş yasağı kaldırma ve idari gözetimin sonlandırılması için avukat aracılığıyla yapılan Sulh Ceza başvuruları sıklıkla görülür.
Avrupa'ya (Yunanistan ve Bulgaristan) açılan sınır kapılarımızın bulunduğu Edirne, kara yoluyla çıkış yapmaya çalışan veya sınır dışı (push-back) edilen yabancıların Türkiye'de kayıt altına alındığı en önemli merkezlerden biridir. Edirne GGM, deport sürecinin fiziki olarak en hızlı gerçekleştiği lokasyonlardan biri olduğundan, avukat müdahalesinin saatler içinde yapılması gerekir.
Ege Bölgesi'nin bir diğer büyük merkezi olan Aydın GGM, özellikle sahil güvenlik tarafından deniz yetki alanlarında yakalanan düzensiz göçmenlerin sevk edildiği bir tesistir. Yabancıların kimlik tespiti, konsolosluk işlemleri ve seyahat belgesi temin süreçleri burada yürütülür.
Doğu Anadolu'nun lojistik merkezlerinden olan Erzurum Aşkale GGM, özellikle doğu sınırından girip batı illerine gitmeye çalışan ve güzergah üzerinde kolluk kuvvetlerine yakalanan yabancıların idari gözetim altına alındığı noktadır. Aşkale, çok yüksek kapasiteli bir merkez olup deport uçuşlarının doğrudan Erzurum üzerinden organize edildiği bir yapıya sahiptir.
Suriye sınırındaki kritik konumu nedeniyle Gaziantep Oğuzeli GGM, geçici koruma statüsü altındaki Suriyelilerin, statü iptali, suça karışma (Ç-114 veya G-87 tahdit kodu) veya kamu düzenini bozma iddialarıyla tutuldukları stratejik bir merkezdir. Sınır dışı işlemleri doğrudan bölge sınır kapılarından yürütülür.
İç Anadolu'nun bir diğer kilit noktası Kayseri GGM, batıya veya güneye sevk edilecek yabancıların transit geçiş sürecinde idari gözetim altında tutuldukları yerdir. Yasadışı çalışma (çalışma izni olmadan çalışma) tespiti yapılan yabancılar sıklıkla bu merkeze gönderilir.
Bir yabancı GGM'ye sevk edildiğinde veya sınır dışı edildiğinde, Göç İdaresi tarafından pasaportuna / sistem kaydına bir tahdit kodu (kısıtlama kodu) işlenir. Bu kodlar, yabancının Türkiye'ye yeniden girişini belirli sürelerle (1 aydan 5 yıla, hatta süresiz olarak) engeller.
Sık karşılaşılan tahdit kodları:
V-84 (10 Gün İçinde İkamet İzni Alma Şartına Bağlı Giriş)
V-87 (Gönüllü Geri Dönüş Yapanlar)
G-87 (Genel Güvenlik Açısından Tehlike Arz Edenler)
Ç-113 (Yasa Dışı Giriş/Çıkış Yapanlar)
Ç-114 (Hakkında Adli İşlem Yapılanlar)
Ç-119 (Kaçak Çalışanların Para Cezası Ödememesi)
Bu tahdit kodlarının iptali ve Türkiye'ye giriş yasağının kaldırılması için iki temel hukuki yol bulunur:
İdare Mahkemesinde İptal Davası: Kodun haksız, delilsiz veya orantısız olarak tesis edildiği gerekçesiyle açılan davalardır.
Meşruhatlı Vize (Özel Amaçlı Vize) Başvurusu: Eğitim, sağlık, aile birleşimi veya çalışma amacıyla yurt dışındaki Türk konsolosluklarından alınan özel vizelerle giriş yasağının istisnai olarak aşılmasıdır.
Hakkında sınır dışı (deport) kararı tesis edilen bir yabancı için yürütülmesi gereken idari ve yargısal süreçler şöyledir:
Sulh Ceza Hakimliğine İtiraz (İdari Gözetimin Kaldırılması): Yabancının GGM'de fiziki olarak tutulmasına (hürriyetinin kısıtlanmasına) karşı yapılır. Karar kabul edilirse yabancı serbest bırakılır (imza yükümlülüğü getirilebilir), ancak deport kararı halen geçerlidir.
İdare Mahkemesinde İptal Davası (Sınır Dışı Kararının İptali): Sınır dışı kararının esastan iptali için açılır. YUKK 53. madde uyarınca, bu davanın 7 gün içinde açılması sınır dışı işlemini kendiliğinden (otomatik olarak) durdurur. Yabancı, dava sonuçlanana kadar Türkiye'den sınır dışı edilemez. (Ancak terör, kamu güvenliği gibi istisnai suçlamalar varsa yürütmeyi durdurma talepli dava açılmalıdır).
ÖNEMLİ HUKUKİ BİLGİLENDİRME: Bu web sitesinde yer alan "Türkiye Geri Gönderme Merkezi Rehberi", idari gözetim süreçleri, tahdit kodları, sınır dışı etme işlemleri ve il bazlı GGM (İstanbul, Van, Antalya, Ankara vd.) analizleri yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu makaledeki hiçbir içerik; hukuki tavsiye, yasal yönlendirme, mütalaa veya kesin sonuç vaadi niteliği taşımamaktadır.
Yabancılar hukuku, Göç İdaresi mevzuatı ve idari yargı kararları son derece dinamik bir yapıya sahiptir. Her bir idari gözetim dosyası, yabancının şahsi durumuna, delil yapısına ve hakkında tesis edilen tahdit koduna göre değişiklik gösterir. Sitemizde yer alan genel geçer bilgilere dayanılarak müstakil hareket edilmesi, telafisi imkansız hak kayıplarına, hak düşürücü sürelerin (Örn: 7 günlük dava açma süresi) kaçırılmasına ve nihayetinde fiziki sınır dışı edilme (deport) riskine yol açabilir. Bu nedenle doğabilecek her türlü maddi, hukuki ve cezai sorumluluk tamamen kullanıcının kendisine aittir.
Hakkınızda veya bir yakınınız hakkında tesis edilmiş idari gözetim veya deport işlemlerinin durdurulabilmesi için, mutlaka alanında uzman bir avukat aracılığıyla yüz yüze profesyonel hukuki destek almanız gerekmektedir. Bu metnin okunması veya web sitemiz üzerinden iletişime geçilmesi, hiçbir surette avukat-müvekkil ilişkisi kurulduğu anlamına gelmez.
Türkiye’nin stratejik konumu ve küresel göç hareketliliğinin merkezinde yer alması, idari gözetim ve sınır dışı (deport) süreçlerinin yasal çerçevesini son derece kritik bir hale getirmiştir. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) çerçevesinde, yabancı uyruklu kişilerin Türkiye’de kalış hakkının sona ermesi, vize ihlali yapmaları, ikamet izni başvurularının reddedilmesi veya kamu düzenini bozdukları iddiasıyla haklarında sınır dışı etme kararı alınması sıklıkla karşılaşılan idari işlemlerdir. Bu idari işlemlerin icrası aşamasında kişiler, İl Göç İdaresi Müdürlükleri koordinesinde faaliyet gösteren Geri Gönderme Merkezlerine (GGM) sevk edilmektedir.
Bir yabancının idari gözetim altına alınması, telafisi güç hak kayıplarına yol açabilecek hassas bir hukuki süreçtir. Bu aşamada, yasal hakların korunması, idari gözetim kararının kaldırılması ve sınır dışı etme (deport) işleminin iptali için sürecin başından sonuna kadar bir Geri gönderme Merkezi avukatı gözetiminde yürütülmesi, hukuki güvenliğin sağlanması açısından temel bir faktördür. Küresel ölçekte hukuki destek arayan yabancılar için bir Immigration Lawyer (Göç ve Yabancılar Hukuku Avukatı) ile çalışmak, dil bariyerinin aşılması ve teknik mevzuatın doğru yorumlanması bakımından elzemdir.
Bu kapsamlı rehberde, Türkiye'nin farklı coğrafi bölgelerinde yer alan diğer 10 önemli Geri Gönderme Merkezi ve bu merkezlerde yürütülen yabancılar hukuku süreçleri, idari gözetim şartları ve yasal başvuru yolları detaylandırılmıştır.
Ege ve Akdeniz'in kesişim noktasında bulunan Muğla, özellikle deniz yoluyla yasa dışı sınır geçişi girişimlerinin ve turistik vize ihlallerinin yoğun yaşandığı bir bölgedir. Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından Ege Denizi'nde yakalanan veya turistik bölgelerde ikamet izni süresini aşan yabancılar genellikle Muğla (Ula) GGM'ye sevk edilmektedir. Bu merkezde tutulan yabancılar için idari gözetim kararına itirazların süratle yapılması gerekir. Bir Sınır dışı avukatı, kişinin Türkiye'deki malvarlığı, aile bağları ve kaçma şüphesinin bulunmadığına dair somut delilleri Sulh Ceza Hakimliği'ne sunarak idari gözetimin sonlandırılması için hukuki süreci yönetir.
Midilli Adası'na coğrafi yakınlığı nedeniyle Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi, Türkiye'nin en hareketli ve en yoğun kapasiteli geri gönderme merkezlerinden birine ev sahipliği yapar. Özellikle Avrupa'ya geçiş güzergahı üzerinde kolluk kuvvetlerince durdurulan veya geri itme (push-back) vakalarına maruz kalan göçmenler Ayvacık GGM'de idari gözetim altına alınır. Bu merkezdeki işlemlerin fiziki hızı çok yüksektir. Yabancının vatandaşı olduğu ülkeye acil deport uçuşları planlanabileceğinden, bir Deport Avukatı aracılığıyla kararın tebliğinden itibaren yasal süreler içerisinde İdare Mahkemesi nezdinde iptal davası açılması büyük önem taşımaktadır.
Türkiye'nin en büyük sanayi ve ticaret şehirlerinden biri olan Bursa, yoğun bir yabancı işgücü barındırmaktadır. Bursa GGM, genellikle çalışma izni olmaksızın (kaçak) çalışan yabancıların, işyeri denetimleri sonucunda tespit edilerek sevk edildiği merkezdir. Yasa dışı çalışma tespiti, kişilerin pasaportlarına Ç-119 tahdit kodunun işlenmesine ve doğrudan sınır dışı işlemlerinin başlatılmasına neden olur. Bu aşamada devreye giren bir Yabancı Avukatı, idari para cezalarının yapılandırılması, çalışma izni mevzuatı çerçevesinde hatalı idari işlemlerin iptali ve yabancının yasal statüsünün yeniden tesisi için gerekli yargısal yolları tüketir.
Marmara Bölgesi'nin kritik geçiş noktalarından Kocaeli, hem sanayi tesisleri hem de Anadolu'yu İstanbul'a bağlayan transit otoyolları nedeniyle yoğun göçmen hareketliliğine sahne olur. Kocaeli GGM'de idari gözetim altında tutulan yabancıların dosyalarında genellikle seyahat izin belgesi eksikliği, vize süresi ihlali veya asayiş uygulamalarında kimlik ibraz edememe gibi durumlar yer alır. Bir Göçmen Avukatı, Kocaeli Sulh Ceza Hakimlikleri nezdinde yabancının sabit ikametgahını ve idari gözetimin yasadaki "son çare" ilkesine aykırılığını ileri sürerek alternatif tedbirlere (imza yükümlülüğü gibi) karar verilmesi için talepte bulunur.
Avrupa'ya açılan kara sınırlarına yakınlığı ile bilinen Kırklareli Pehlivanköy GGM, Türkiye'nin en modern ve yüksek kapasiteli merkezlerinden biridir. Bulgaristan veya Yunanistan sınırında yakalanan kişilerin yoğunlukla sevk edildiği bu tesiste, kimlik tespiti, pasaport temini ve konsolosluk yazışmaları süreçleri yürütülür. Sınır dışı kararının uygulanması için yabancının seyahat belgesinin temin edilmesi şarttır. Uluslararası alanda faaliyet gösteren bir Immigration Lawyer, vatansız (haymatlos) statüsü iddiası olan veya menşe ülkesinde zulüm görme riski bulunan kişiler için "Geri Göndermeme İlkesi" (Non-Refoulement) kapsamında İdare Mahkemelerinde hayati iptal davalarını ikame eder.
Güney rotasının en büyük merkezlerinden Adana GGM, tarım işçiliği, geçici koruma statüsü ihlalleri ve sınır illerinden batıya geçiş teşebbüslerinde yakalanan yabancıların barındırıldığı idari birimdir. Adana'da tutulan yabancıların birçoğu için kamu düzenini bozma iddiaları ve G-87 veya Ç-114 gibi güvenlik odaklı tahdit kodları uygulanabilmektedir. Hukuki sürecin yönetimi esnasında bir Geri gönderme Merkezi avukatı, yabancıya isnat edilen adli suçlamaların henüz kesinleşmiş bir mahkumiyet kararına dönüşmediğini (Masumiyet Karinesi) vurgulayarak, deport kararının orantısızlığını yargı mercilerine taşır.
Hatay, doğrudan sınır güvenliği ve geçici koruma altındaki bireylerin yoğunluğu sebebiyle spesifik hukuki uyuşmazlıkların merkezidir. Sınır ihlalleri, sahte seyahat belgesi kullanımı ve uluslararası koruma başvurularının reddi gibi konular Hatay GGM'nin ana gündemini oluşturur. Sınır dışı kararının iptali davasında süreci devralan bir Sınır dışı avukatı, YUKK'un 55. maddesi uyarınca kimlerin sınır dışı edilemeyeceğini (örneğin ağır sağlık sorunları, gebelik, insan ticareti mağduriyeti vb.) titizlikle değerlendirerek hukuki başvuru dosyalarını bu eksende inşa eder.
Suriye sınır hattındaki Şanlıurfa, geçici barınma merkezlerinden Geri Gönderme Merkezlerine geçişin veya statü iptallerinin en yoğun yaşandığı illerdendir. İl Göç İdaresi tarafından geçici koruma kaydı iptal edilen veya izinsiz il dışına çıkan kişiler Şanlıurfa GGM'de idari gözetim altına alınır. İdari mahkemelerde açılacak iptal davalarında bir Yabancı Avukatı, statü iptaline gerekçe gösterilen fiillerin kanuni unsurlarının oluşmadığını ispat etmekle yükümlüdür. Doğru hukuki argümanlarla açılan bir dava, yürütmenin durdurulması kararını beraberinde getirebilir.
Türkiye'nin doğu sınırında, yüksek rakımlı ve zorlu coğrafi şartlara sahip Ağrı, özellikle İran üzerinden Türkiye'ye giriş yapan düzensiz göçmenlerin ilk yakalandıkları ve kayıt altına alındıkları noktalardan biridir. Ağrı GGM'de idari gözetim kararları genellikle kimliği belirsiz kişiler üzerine tesis edilir. Bir Göçmen Avukatı, müvekkilinin doğru kimlik bilgilerinin resmi makamlara sunulması, konsolosluklarla irtibat kurulması ve uluslararası koruma (sığınma) taleplerinin usulüne uygun olarak kayıt altına alınması için Ağrı İl Göç İdaresi ve ilgili adli merciler nezdinde hukuki girişimlerde bulunur.
Ermenistan, Nahçıvan ve İran olmak üzere üç ülkeye sınırı bulunan Iğdır, transit göç yollarının kilit bir kavşağıdır. Iğdır GGM, farklı uyruklardan yabancıların çok kültürlü bir yapıda idari işlemlerinin yürütüldüğü tesistir. Doğrudan sınır dışı (deport) prosedürünün hızlı işletildiği bu bölgede, İngilizce veya yabancının anadilinde iletişim kurabilen, uluslararası mevzuata hakim bir Deport Avukatı, geri gönderme sürecini mahkeme kararıyla bloke etmek ve yabancının serbest bırakılmasını sağlamak için 7 günlük hak düşürücü yasal süreyi kusursuz bir takvimle yönetmelidir.
Yukarıda sayılan merkezlerde veya Türkiye'nin herhangi bir GGM'sinde idari gözetim altında tutulan bir yabancı için Türk hukuku iki farklı yargısal koruma yolu öngörmektedir. Sürecin teknik yönü, bir Immigration Lawyer veya uzman bir Sınır dışı avukatı tarafından yürütülmesini gerektirecek kadar karmaşıktır.
İdari gözetim, kişinin hürriyetini kısıtlayan bir idari işlem olduğundan, Anayasa ve YUKK kapsamında yargı denetimine tabidir. Yabancı veya onun adına bir Geri gönderme Merkezi avukatı, GGM'nin bulunduğu yerdeki Sulh Ceza Hakimliği'ne başvurarak kararın kaldırılmasını talep edebilir. Başvuruda şu hususlar ileri sürülür:
Kişinin Türkiye'de sabit bir adresinin bulunması.
Kaçma ve kaybolma şüphesinin bulunmaması.
İdari gözetimin (6 aylık sürenin) hukuki dayanaktan yoksun olması.
Aile birliğinin korunması ilkesi gereği idari gözetimin orantısız olması. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen karar kesindir. Kararın lehe olması halinde yabancı GGM'den tahliye edilir, ancak bu durum deport kararının kalktığı anlamına gelmez.
GGM'den tahliye edilmek yetmez; Türkiye'de kalış hakkının devamı ve tahdit kodlarının silinmesi için asıl işlem olan sınır dışı (deport) kararının iptal edilmesi şarttır.
7 Günlük Süre Kuralı: Valilik tarafından verilen deport kararı, yabancıya veya Yabancı Avukatı'na tebliğ edildiği tarihten itibaren tam 7 gün içinde İdare Mahkemesi'nde iptal davasına konu edilmelidir.
Otomatik Durdurma Etkisi: Terör örgütü yöneticiliği, üye veya destekçisi olma, kamu düzeni açısından çok ciddi tehdit oluşturma gibi istisnai suçlamalar dışında, İdare Mahkemesi'nde açılan bu dava sınır dışı işlemini yasa gereği kendiliğinden durdurur. Yabancı, yargılama sonuçlanana kadar Türkiye'den zorla gönderilemez.
GGM'lerde tutulan yabancıların dosyalarında mutlaka bir tahdit (kısıtlama) kodu bulunur. Bir Göçmen Avukatı dosya incelemesi yaptığında genellikle şu kodlarla karşılaşır:
Ç Serisi Kodlar: (Örn: Ç-113 Yasadışı giriş çıkış, Ç-114 Hakkında adli işlem yapılanlar). Bu kodlar yabancının vize ihlali, kaçak çalışma veya adli bir vakaya karışması sonucu konulur.
V Serisi Kodlar: (Örn: V-70 Sahte Evlilik, V-69 İkamet İzni İptali). Genellikle idari süreçlerdeki belge uyuşmazlıkları ve yanıltıcı beyan iddialarına dayanır.
G Serisi Kodlar: (Örn: G-87 Genel Güvenlik). En ağır tahdit kodlarıdır ve milli güvenlik istihbaratlarına veya ağır cezalık iddialara dayanabilir. İptali oldukça zorlu yargısal süreçler gerektirir.
Bu tahdit kodlarının mevcudiyeti, kişinin ileride Türkiye Cumhuriyeti konsolosluklarından vize almasını engeller. Türkiye'ye yasal yollarla tekrar giriş yapabilmek için Deport Avukatı aracılığıyla bu kodların idari yargıda iptal edilmesi veya "Meşruhatlı Vize" (Özel Amaçlı Vize) başvuru prosedürlerinin işletilmesi gerekmektedir.
ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME: Bu makalede yer alan "Türkiye Geri Gönderme Merkezleri (GGM) İdari Gözetim ve Sınır Dışı Süreçleri", merkezlerin idari yapıları (Muğla, Çanakkale, Bursa, Kocaeli, Kırklareli, Adana, Hatay, Şanlıurfa, Ağrı, Iğdır GGM vb.), Sulh Ceza Hakimliği itiraz prosedürleri, tahdit kodları ve İdare Mahkemesi dava sürelerine ilişkin tüm metinler yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Sitede sunulan içerikler hiçbir şekilde hukuki tavsiye, yasal yönlendirme, mütalaa, teşvik veya dava sonucuna ilişkin bir garanti niteliği taşımamaktadır.
Yabancılar ve uluslararası koruma hukuku, Göç İdaresi mevzuatı ve idari yargı içtihatları son derece dinamik bir yapıya sahiptir. Hakkınızda veya bir yakınınız hakkında tesis edilmiş idari gözetim, sınır dışı etme kararı veya tahdit kodları; kişiye özel delil durumları, somut olayın özellikleri, farklı adli suçlamalar ve istisnai kanun hükümlerine tabidir. Sitemizde yer alan genel geçer bilgilere dayanılarak müstakil hareket edilmesi, telafisi imkansız hak kayıplarına, hak düşürücü yasal sürelerin kaçırılmasına ve nihayetinde kişinin sınır dışı edilmesine yol açabilir. Bu nedenle doğabilecek hiçbir maddi, manevi, hukuki, idari veya cezai sorumluluk kabul edilmez. Sorumluluk tamamen kullanıcıya aittir.
İdari gözetim ve sınır dışı işlemlerinde hak kayıplarının önlenmesi için vakit kaybetmeksizin alanında uzman bir avukattan profesyonel, bireysel ve resmi hukuki danışmanlık hizmeti alınması gerekmektedir. Bu metnin okunması veya web sitemiz aracılığıyla iletişime geçilmesi taraflar arasında herhangi bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz.